Yargıtay 22. Hukuk Dairesine Ait Karar E: 2018/15931 – İşçi Trafik Cezası

Yargıtay 22. Hukuk E: 2018/15931 – İşçi Trafik Cezası 15 Kasım 2019 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 30949 Yargıtay 22, Hukuk Dairesinden: TÜRK MİLLET…

 

 

Yargıtay 22. Hukuk Dairesine Ait Karar E: 2018/15931 – İşçi Trafik Cezası

Yargıtay 22. Hukuk E: 2018/15931 – İşçi Trafik Cezası

15 Kasım 2019 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 30949

Yargıtay 22, Hukuk Dairesinden:

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLAMI

Esas No: 2018/15931

Karar No: 2018/26858

MAHKEMESİ: ANKARA 13. İŞ MAHKEMESİ

TARİHİ: 25.05.2017

NUMARASI: 2015-423-E 2017-219 K

DAVACI: SERKAN ……………….. ADINA VEKİLİ AVUKAT SEDEF …………………. ……………….

DAVALI: MUSTAFA ……………….ADINA VEKİLİ AVUKAT TEMEL …………………

DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Yenigün tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından kesilen ceza bedellerini ödediğini, davalının kendi adına kesilen cezaları ödeyip davacı adına olanları ödemeyi kabul etmediğini, cezaların müvekkili adına kesilmiş olsa da müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını; davalı işverenin talimatı ile yapılan fazla çalışma ve ayrıca bakımını yaptırmakla yükümlü olduğu araç ve gereç bakımını yaptırmaması neticesinde verilen cezaların davalının kusurundan kaynaklandığını beyan ederek yaptığı ödeme miktarının davalıdan tahsilini talep etmiştir

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı asil tefrik kararı sonrası yapılan yargılamalara katılmadığı gibi kendisini karar celsesine kadar vekille de temsil ettirmemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı, kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz etmiştir.

Gerekçe:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın yargılamada vekille temsil edilmemesine rağmen karar duruşmasından sonra dosyaya sunulan vekaletnameye istinaden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davacının, ödediği trafik cezası bedellerinin davalı işverenin kusurundan kaynaklandığını ve bu nedenle davalıdan tahsilini talep ettiği davanın yargılaması önce Ankara 19. İş Mahkemesinde 2014/1656 Esas sayılı dosya ile yapılmış, 05.03.2015 tarihinde anılan dosyanın Ankara 13. İş Mahkemesinin 2013/227 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi yönünde karar verilmiş, burada yapılan yargılamada da dosyanın tefrik edilerek aynı mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Dosya, Ankara 13. İş Mahkemesinin 2015/423 Esas sayısına kaydedilmiş ve yargılama bu dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava dosyasının Ankara 13. İş Mahkemesinin 2015/423 Esas sayısına kaydı yapıldıktan sonra davalı asile tebligat çıkartılmış ve duruşma gününü içerir tebligat davalıya 05.08.2015 tarihinde ihtaratlı olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı 19.01.2016, 16.06.2016,

14.12.2016 ve 25.05.2017 tarihli duruşmalara katılmadığı gibi bu dosya için kendisini bîr vekille temsil de ettirmemiştir. Mahkemenin yargılamayı bitirdiği bîr aşamada; dosyanın kısmî kabulüne karar verildiği 25.05.2017 tarihli duruşmadan sonra, ancak gerekçeli kararın yazılmasından önce 05.06.2017 tarihinde davalı vekili tarafından dosyaya vekaletname ibraz edilmiştir. Dosya içeriğinden davalı vekilinin, Ankara 13. İş Mahkemesinde 2015/423 Esas sayılı dosya ile yapılan yargılamanın hiç bir aşamasında duruşmaya katılmadığı, bu dosya İçin herhangi bir cevap sunmadığı, savunmada bulunmadığı ve delil de bildirmediği görülmektedir. Buna rağmen Mahkemesince hüküm gerekçesinde “davalı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihteki geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.019,26 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine ” şeklinde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/6. maddesine uyarınca kanun yararına ve sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA» dosyanın gereği için ve kararın bir örneğinin Resmi Gazete’de yayınlanmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Tasarim & Sistem : Alomaliye & AbaciPark